KONUNUN VE ANLATIMIN GÜZELLİĞİ NEDENİYLE DEVAMINI EKLEMEK İSTEDİM.

Kapi önunde güzel bir arabamin oldugunu ve anahtari da üc sartla size emanet verdigimi düsünün. Sartlarim sunlar:

1. Istanbul disinda cikmayacaksiniz.
2. Kimseye arabaya bindirmeyeceksiz.
3. Gece 24.00den sonra arabayi kullanmayacaksiniz.

Bu üc sarti kabullendikten sonra;

- Arabaya annemi alirim ya da cevre illere gitsem ne zarari var? Ayni gün dönerim ya da gece 02.00ye kadar kullanmamin ne zarari var? Gibi sözleri söyleme hakkiniz olabilir mi?

Ayla Hanim: Olamaz tabii, Cünkü araba sizin,,,

Ben: Eger arabanin bir tekeri ya da herhangi bir parcasi size ait olsaydi, sartlarimi begenmeyebilir ya da sartlarimi tekrar gözden gecirmemi isteme hakkiniz olurdu. Bana katiliyor musunuz?

Ayla hanim: Haklisiniz.

Ben: Ya arabayi almayacaksiniz ya da sartlari kabul edeceksiniz. Baska secenek yok ki!

Size vermis oldugum bi misalden su sonuc cikar: Araba Feyzullah`indir ve emaneten verecegi kimselere istedigi sarti kosar. Kimse itiraz edemez, ek bir sart kosamaz ve sartlarin tam***** uymak zorundadir. Iki tanesini begenip de birini begenmeme lüksü olamaz. Katiliyormusunuz? Dedim. Derin düsüncelere dalan Ayla Hanim:

- Galiba haklisiniz dedi.
- Ozaman asil konumza gelebiliriz dedim.
Simdilik konu basligimiz:

ALLAH`in insan bedeni üzerdeki Tasarruf Hakki
ALLAHa inanan, ALLAH`i sevmeye ve dediklerini yapmaya calisan bir insan olarak ALLAHa bir soru yöneltiyorum:

- ALLAHim! Bedenim kime ait?
- Sana mi?
- Anneme babama mi?
- Dogumda yardimci olan ebeye mi?

Eger bedenim bana aitse, ister ciplak gezerim, ister tepeden tirnaga kapanirim, ister böbregimi satarim, ister vücudumu jiletlerim, ister intihar ederim. Kimsenin karisma hakki olamaz.

Eger bedenimin tek sahibi annem ve babamsa kesinlikle onlara danismam gerekir. Onlar ne derse o olur. Olmak zorunda. Eger ebe hanima aitse ki degil, onu hic karistirmayalim. (Gülüsmeler yasandi).

Eger bedenimiz tepeden tirnaga ALLAH insa ( ki Onun) kesinlikle söz hakki da Onundur. Sartlari O belirler. Ayla Hanima dönüp;

- Sizce insan bedeni kime ait ve sartlari kim belirler? Diye sordum. Derin düsüncelere dalan Ayla Hanim;

- ALLAHin ve O belirlerdedi.
- Emin misiniz dedim. Sadece kafa salladi. Devam ettim konusmama.

- ALLAHim! Bedenim tepeden tirnaga senin ve sen bu bedeni ölünceye kadar bana emanet etmissin. Emanetine ihanetlik etmek istemiyorum. Hangi sartlarla verdin? Diyorum. Sartlari sunlar:

1. Bedenine sulmetme (zarar verme).
2. Diz ile göbek arasini ört.

Sartlari ögrendikten sonra tereddütsüz kabul ediyoruz. Akla söyle bir soru gelebilir:

- ALLAHim! Koydugun bu sartlarda cikari olan kim?

Ben mi, Sen mi?

Tüm insanlar ciplak da gezseler, bedenlerine zarar verseler, ALLAHa en ufak bir zarar veremezler ve degerini düsüremezler.

Ayni sekilde yine tüm insanlar kapansa ve ALLAHin emir ve yasaklarini dört dörtlük dinleseler bile ALLAHin degerini arttiramazlar. Degeri düsen ve artan ancak insanin kendisidir.

Kalkmaya hazirlanan Ayla Hanima son söz olarak:
- Siz de ayni sekilde ALLAHa sorun:
- ALLAHim! Basörtüsü meselesinde cikari olan kim? Ben mi, Sen mi?

Cevabinizi en kisa zamanda bekliyorum dedim ve tesekkürlerini sunarak gitti.

Takriben yirmi gün sonra Kadiköyden Beyazitá gelirken minibüste cep telefonum caldi.

- Hayirli günler Feyzullah abi, ben Ayla,,, Hani dükkaninza gelmistim ya!
- Tamam, hatirladim, Nasilsiniz?
- Cok sükür daha iyiyim. Size müjdeli haberi vermek icin aradim. Ben kapandim ve namaza basladim.

O anki sevincimi bir ben, bir de ALLAH bilir.

- Eger yarin müsaitseniz tekrar görüsmek isterim.
Memnun olacagimi söyleyip telefonu kapadim ve:

- ALLAHim! Eger dedigin sekilde kapanmissa sana cok tesekkür ederim, dedim.

Ertesi gün, geldi. Ayla Hanim gitmis, baska bir Ayla Hanim gelmis. Basörtüsünü o kadar s1ki baglamis ki, neredeyse boglacak. Bu kez nasil giyinmesi gerektigini konustuk. Okuyup kendisini gelistirmesi icin birkac kitap tavsiye ettim.

Yirmi günü nasil gecirdigini sormadim. Ama o teker teker anlatti. Özetle;

- Basimi örtmemi istemekte ALLAH hakliymis dedi.
Ben de;

- Yani : )) dedim.