MESNEVİ'DEN / Çalgıcının Hikâyesi



Çalgıcının Hikâyesi

Hz. Ömer (ra) döneminde bir çalgıcı vardı. Müthiş çenk çalardı. Yaşı ilerleyip ihtiyarlayınca sesinin güzelliği kayboldu, beli büküldü, itibardan düştü, bir parçacık ekmeğe muhtaç oldu.

"Ya Rabbi! Bunca zamandır Sana isyan edip durdum, benden bir gün bile ihsanını kesmedin, bugün kazanç yok, çengi Senin için çalacağım." dedi. Çengini alarak mezarlığa gitti, bir hayli çaldıktan sonra, çengiyi başının altına alarak yatıp uyudu. O sırada Hz. Ömer 'e (ra) de bir uyku geldi uyudu. Rüyasında bir ses O’na:

"Ey Ömer! Kulumuzu ihtiyaçtan kurtar, mezarlıkta bir kulumuz var, beytülmâldan yedi yüz dinar alarak götürüp ona ver, ona: "Bunu al harca, bitince yine buraya gel; de." dedi.

Hz. Ömer bu sesin heybetinden sıçrayıp kalkarak doğruca mezarlığa gitti. Aradı taradı lâkin ihtiyar çalgıcıdan başka kimse yoktu. İhtiyar çalgıcının has bir kul olabileceğine ihtimal vermeyerek, mezarlığı yeniden dolaştı fakat başka kimseye rastlamadı. Bunun üzerine kendi kendine:

"Bana mübarek ve makbul bir kul diye söylendi, nasıl olur da ihtiyar bir çalgıcı Allah'ın (cc) has kullarından olur." diye düşündü. Yeniden mezarlığı baştanbaşa dolaştı fakat başka kimse yoktu. Gelip çalgıcının yanı başına oturdu.

Çalgıcı uyanıp da Hz. Ömer'i (ra) görünce şaşırdı. Bir an önce oradan uzaklaşmak isteyince Hz. Ömer (ra):

"Benden kaçma! Ben sana Allah'ın emriyle şu kadar para getirdim. Bunları harca bitince yine gel." dedi ve parayı çalgıcıya verdi.

Çalgıcı çok utandı bütün bir ömrünü boşa harcadığına, heba ettiğine pişman oldu. Çengini yere vurup parçaladı ağlayıp inleyerek Allah'a yalvardı