Toplam 4 sonuçtan 1 ile 4 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: vatan dostu sultan Vahdettin han

  1. #1
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    1,807

    vatan dostu sultan Vahdettin han

    Büyük Doğu Mimarı Necip Fazıl Kısakürek'in ''Vatan Haini Değil Büyük Vatan Dostu Vahidüddin'' olarak tanımladığı ve Sultan Vahdettin'i anlattığı kitabı okuyanlar bilirler gerçeği ve yahudi eli ile yalan olarak yazılan bize ait olan tarihi....


    Bir kaç sene evvel Sol'un bir zamanlar büyük devrimcisi olarak görülen 12 eylül döneminde ki sol çıkışları ile de ünlenen ve en sonunda Başbakan olan ve ölmeden önce de bütün bu siyasi karizma ve cumhuriyet savunuculuğunu bir kenara iterek bir gerçeği İTİRAF etmek zorunda kalan Bülent Ecevit'in son Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin'in 'vatan haini' olmadığını söylemesi ile başlayan tartışmalar da yakın bir dönemimize damgasını vurmuştu.... Vahdettin konusunda ak-kara şeklinde ortaya çıkan görüşler dışında orta yolu takip eden tarihçiler ve aydınlar da var.

    Ancak görüş Vahdettin'in kesinlikle vatan haini olmadığı yönünde... .....

    Vahidettün Han' ile ilgili bu tartışmalar sürüp giderken aslında Vatan Dostu Büyük Padişah Vahdettin Han ile ilgili ciddi ve gündemi sarsıcı Kitaplık çaptaki eser Üstad Necip Fazıl'dan gelmiştir..

    ....Resmi Tarih tezine aykırı olarak bu konuda ilk kitap 1968'de Necip Fazıl tarafından yayınlandı. Necip Fazıl'ın büyük gürültü koparan kitabı ilk olarak 1968'de Bugün gazetesinde tefrika edildi, ardından Toker Yayınları tarafından, "Vatan Haini Değil, Büyük Vatan Dostu Sultan Vahidüddin" adıyla neşredildi. Necip Fazıl kitabında resmi tarih tezine aykırı olarak Sultan Vahdettin'in Milli Mücadele'yi desteklediğini, Mustafa Kemal Paşa'ya bu konuda önderlik etmesi için yüklü miktarda para yardımı yaptığını öne sürdü. Necip Fazıl'ın Vahdettin'i aklayan kitabının başına bir sürü iş geldi, defalarca toplatıldı, dava açıldı, beraat etti......yasaklandı....

    Ve Üstad Necip Fazıl Kısakürek yine bu Kitabı ile Tarihi kurtarırken soytarılar elinden her hamlesi ile bizzat kendisi Tarihe geçiyordu....


    Baran Dergisinden Sayın Baki Aytemiz'in aşağıda aktardıklarını da hep beraber okuyalım...


    Vahidüddin Hân ile ilgili olarak detaylı tafsilat Üstad Necip Fazıl’ın ilgili eserinde mevcut olarak, oradan aldığımız tarihi bilgilerin ışığındameseleye yanaşalım…

    Anadolu’da bir “İstiklâl Savaşı”başlatmak üzere, eldeki işe yarar subayların listesini Genelkurmay Başkanı’ndan talep eden O… İstanbul’dabir takım siyaset ve iktidar oyunlarına dalmış bu subaylarla görüşerek,onlara İstanbul’da bir istikbâlin bulunmadığınıve mücadele merkezininAnadolu olduğunun gongunu çalarak uyanmalarını sağlayan, onları Anadolu’yagitmeye ikna eden O… Veonlara Anadolu’da bir takım göstermelik vazifeler vererek İstiklâl Savaşı’nı örgütlemek üzere Anadolu’ya gönderen O…

    ''Vahidüddin Hân, bu plânı uygulayabilmek adına İngilizlere olabildiğince şirin gözükmeye çalışırken,perde gerisinden de Anadolu’ya gönderdiği subaylar eliyle örgütlenen Kuvay-ı Millîye’ye olanca desteğini vermektedir.

    O’na “hain” diyenler şunu unutmamalıki, artık meşrutiyet yönetimi ile idare olunmakta olan ve işgâl altına girmiş bir devlet olan Osmanlı’da,Vahidüddin Hân’ın yetkilerinin, bugünkü cumhurbaşkanınkinden bile çok daha az olduğunu gözden kaçırmamalı.Ve kendisi o makamdan ayrılmış olsaydı, işgâlciler emirlerini dikte ettirecek birilerini muhakkak bulur ve o makama getirilerdi amaVahidüddin Hân’ın o makamın imkânlarını kullanarak Anadolu’ya perde arkasından destek vermesi sözkonusu olamazdı.

    O, kendisini vatanıuğruna feda etmiş, onca acılar yaşamasına,nihayetinde vatanından kovulmasıacısını bile tatmış olmasınamukabil, yine de yabancı ellerde vatanı aleyhine, yeni iktidar aleyhine tek bir cümle bile sarf etmemiş bir kahramandır. Bilakis buna teşebbüsedenleri, en şedit bir tavırla bundanmen etmiştir.

    Vatanına ve milletineolan bağlılığından dolayıdır ki, gurbetellerde beş parasız ölmüş ve cenazesiortada kalmıştır. Yoksa İstanbul’dansürülürken, Topkapı Hazineleri’ndencebine atacağı birkaç elmasla hayatının sonuna kadar lüksiçinde yaşar, ihanet düşünecek olsaydıda, o hazineleri sırtlandıktan sonra,kuracağı bir ordu ile emperyalistlerin desteğinde İstanbul üzerine yürüdü.

    O, vatanının selâmeti için -kendine vurulacak damgayı bilerek- kendinifeda etmiş ve kendinse vurulan odamganın acısını, ıstırabını kalbinegömerek, kendisinden dolayı vatanınabir zarar gelmesine mani olmakiçin, köşesine çekilip ölümü beklemişbir vekar heykeli değil de nedir?

    Efendi Hazretleri, bizzat Vahidüddin Hân’ın emirleri mucibince, Anadolu’yabirçok yardım yaptığını veverdiği desteği yarım asırdan çok daha fazla bir zaman öncesinden ifâde etmekte değil midir?''


    Ve Üstad Necip Fazıl Kısakürekin Vahdettin Han'ı anlattğı eserinde ki PADİŞAH'IN NEFS MUHASEBESİ başlığında yer alan ifadeleri dikkatle okuyunuz...

    Beşer takatinin üstündeki bu ağırlıklar sürüp gider ve her gün biraz daha bastırırken, Sadrâzam Tevfik Paşa (enstantane) bir istifa ve onu takip edici yeni tâyinle ikinci bir kabine kuruyor. Bu basit bir oyundur ve maksat, eskiler kadar silik yeni nazırların iş başına getirilmesi veya eskilerden birkaçının işbaşından uzaklaştırılmasıdır.

    İkinci Tevfik Paşa kabinesinin kuruluşundan bir gün sonra gazeteler bu değişikliği tenkit etmeye başlıyorlar. Tenkitçiler arasında en ileri giden «Vakit» gazetesidir ve iki halis Anadolu çocuğunun (Hakkı Tarık ve Âsım Us kardeşler) sahibi bulundukları bu gazetenin başmuharriri, mahut Ahmed Emin Yalman'dır. Amerika'dan yeni gelmiş ve bir müddet sonra kurt ve ermenilerin istiklâlini müdafaa edecek, Türkiye'yi Amerikan mandası altına sokmak, tek kelimeyle istiklâl ve bütünlüğünden uzaklaştırmak isteyecek olan yahudilik kurmayı emrindeki bu bedbaht kalem, ilk karargâhını böyle bir gazetede kurmayı bilmiştir.

    İşte bu kalem, kabinedeki değişikliği, Padişahın yakınlarından Refik Bey isimli bir şahsın hususî telkiniyle meydana gelmiş göstermekte ve isimleri iaşe mes'elelerine karıştırılan üç nazırın kabineye alınışını şiddetle yermektedir. Ona göre, bu tâyinleri Sadrâzam istememiş de, yakınının tesiri altında Padişah yaptırmıştır.

    Hünkâr gazeteyi Harem dairesinden getirtip Başkâtibine gösteriyor. Derken Başmâbeyinciyi de çağırtıp sözü mahut Başmuharrire getiriyor ve diyor ki:

    «— Bu adamın siyaseten ve diyaneten (siyaset ve din bakımlarından) bu memleketle ne alâkası var? Kendisi İspanya tebaasından ve Selanik dönmelerindendir!»

    İşte, o günden maşatlığa götürüleceği güne kadar işi gücü Türkün ruh kökünü baltalamak, birliğini zedelemek, milliyet ve mukaddesat yolunda yürüyenleri çürütmek ve «Vatan» ismiyle vatanı fesada vermekten ibaret; bu eseri yazanın baş düşmanı Ahmed Emin Yalman!..
    Ve ilâve ediyor:

    «— Ben umur-u devleti Refik'le istişare ederim. Siz, ikiniz de Mâbeyn erkânı olduğunuz hâlde, vekilim olan Sadrâzamla aramızda cereyan eden şeyleri sizden bile ketmediyorum (saklıyorum)... Neş-riyat-ı vakıanın münasip surette tekzip ettirilmesi size ait bir vazifedir.»
    Sultan Vahidüddin, yıkılan İmparatorluğun her ân omuzlarına çokücü, daha ağır yükü altında, her gün daha ezgindir.

    İşte, Başkâtibine içini doküşü:

    «— Ecnebiler pek Maman (aman vermez, insafsız)... Gece gündüz ne çektiğimi bir Allah(c.c.) bilir, bir ben bilirim! Bizi tazyik ile Meclis-i Meb'usan'i dağıttırdılar. Fikirlerini ihsas değil, âdeta açıktan açığa izhar ediyorlar. Ben meşrutî bir hükümdar olduğum hâlde güya mutlak bir hükümdar imişim gibi muamelede bulunuyorlar ve doğrudan doğruya bana müracaat ediyorlar. Meşrutiyetten bahsedilince, hangi meşrutiyet, diye mukabele ediyorlar. Karşımızda müracaat edecek kuvvet olarak yalnız sizi tanırız ve yalnız sizi pak addederiz, diyorlar. Yâni sözlerimizi isga etmezseniz (yerine getirmezseniz) sizi de tanımayız, demek istiyorlar. İstikbalimizi kurtarmak İçin bizzarure bu hâllere tahammül ediliyor. Diğer taraftan bir şey için kendilerine müracaat edilince henüz münasebat-ı siyasiyemiz iade olunmadı, buradaki memurlar askerî memurlardır, diye cevap veriyorlar. Ben milletin ateşli külü üzerine oturdum; taht-ı saltanatın kuş tüyünden minderleri üzerine oturup gömülmedim! Bunlardan kimseye bahsedilemiyor, millete de malûmat verilemiyor. Elbette bir gün tarih bu bakayikı (hakikatleri) yazar. Siz eminim olduğunuz için bu şeyleri mahremâne olarak yalnız size söylüyorum. Vakıa merhum birader de dahilî bir kuvve-i galibenin taht-ı tazyikindeydi; lakin ben onun kat kat fevkinde olarak donanmalarıyle mücehhez bir kuvvet karşısında bulunuyorum. Eğer adilâne bîga-razane (garazsızca), bîtarafane (tarafsızca) idare-i umur edecek bîr halefim olsaydı ömrümün devr-i âhirînde bu bâr-ı azîmi (muazzam yükü) vAllah(c.c.)i, billahi, tAllah(c.c.)i kabul etmezdim. Taht-ı saltanat ile teneşir arasında ne kadar mesafe olduğunu bilirim. Siz de gözünüzle gördünüz; bir tarafta taht, bir tarafta da tabut duruyordu-»

    Sultan 6. Mehmed Vahidüddin'in en yırtıcı, göğüs paralayıcı nefs muhasebesi çapındaki bu sözleri, onun, 36 Osmanlı padişahı ve belki bütün insanoğlu kadrosu içinde en talihsizi olarak, hakikatte ile büyük bir hükümdar, millet dostu ve insan olduğunu ispat eder.

    O, Türk hükümdarları arasında en küçük görünmeye mahkûm, en büyüklerden biriydi.


    Üstad Necip Fazıl'ın Sultan Vahidüddin adlı eserinden alıntıdır.

  2. #2
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    478

    Ynt: vatan dostu sultan Vahdettin han

    sultan vahdettin vatan haiini değil aksine vatan dostudur

  3. #3
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    742

    Ynt: vatan dostu sultan Vahdettin han

    Alıntı genç mücahide Nickli Üyeden Alıntı
    sultan vahdettin vatan haiini değil aksine vatan dostudur
    Evet kardeşim ama bugün Hâlâ bu konu çarpıtılmakta resmi evraklara rağmen...

  4. #4
    Junior Member
    Üyelik Tarihi
    Nov 2011
    Mesajlar
    1
    Vahdettin yıkılmış bir devletin enkazı başına gelmiştir. Kendi yapacağı bir şey kalmadığı için el altınan Mustafa Kemal Atatürkü desteklemiştir.

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Benzer Konular

  1. Vatan Hainleri !!!
    Konuyu Açan: hhmercan, Forum: Video ve Slaytlar.
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj : 06-17-2013, 08:57 PM
  2. Müminlerin Dostu
    Konuyu Açan: genç mücahide, Forum: Islami Genel Konular.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 05-09-2009, 12:08 AM
  3. Vatan ahlakımıza emanettir!
    Konuyu Açan: dutkmd, Forum: Tartışma ve ilmi sohbet köşesi.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 12-13-2007, 01:51 PM
  4. Bu Vatan Kolay Kazanılmadı!
    Konuyu Açan: Caddy, Forum: Osmanlı Tarihi.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 07-29-2007, 03:23 AM

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154