Aciz.Net

İrade ve Özdisiplin üzerine bilimsel araştırmalar

İrade, hayatımızın birçok alanında etkili olan bir kavramdır. Kendimize hedefler belirleyip, bu hedeflere ulaşmak için verdiğimiz çaba, öz disiplinimiz ve otokontrolümüzle doğrudan ilişkilidir. İrade gücü, hayatın zorluğu karşısında direnç göstermek, hedefimize ulaşmak için yolumuza devam etmek ve kontrolümüzü sağlamak için gereklidir.

İrade, günlük hayatta alışkanlıklarımızı değiştirerek ya da yeni alışkanlıklar edinerek güçlendirilebilir. Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar, irade gücünün geliştirilebileceğini göstermektedir. İradeyi etkileyen faktörlerin bilinmesi, irade gücünü koruyan ya da artırıcı etkenlerin kullanılması ve iradeyi zayıflatan unsurlardan kaçınılması, iradeyi güçlendirmek için önemlidir.

Bu yazıda, irade, öz disiplin ve otokontrol konuları üzerine yapılan bilimsel araştırmaların sonuçlarına yer vereceğiz. İrade üzerine yapılan araştırmaların, insan davranışları üzerindeki etkisi ve bu konuda alınabilecek önlemler hakkında bilgi vereceğiz. Ayrıca, öz disiplin ve otokontrol ile ilgili deneylerin sonuçlarını inceleyeceğiz ve irade gücünü artırmanın yollarını araştıracağız.

Carl Jung'ın psikolojik işlevleri

Jung tipolojisi, İsviçreli psikolog Carl Jung tarafından geliştirilmiş bir kişilik teorisi ve analitik psikolojinin temel kavramlarından biridir. Jung, insanların birbirinden farklı dört temel işlevi kullanarak dünyayı algıladığını ve yorumladığını savunmuştur.

Bu işlevler: düşünce, duygu, duyu ve sezgi dir. Jung ayrıca, bu işlevlerin iki zıt kutbu olan "kişisel bilinç" ve "kollektif bilinçaltı"nın da önemli olduğunu vurgulamıştır.

Jung tipolojisi, bir kişinin tercih ettiği işlevlerin belirli bir sıraya göre düzenlenmesiyle oluşan dört temel kişilik tipi tanımlar: düşünce tabanlı (rasyonel) kişilikler (düşünen tip) ve duygu tabanlı (irrasyonel) kişilikler (duygusal tip). Duyusudal Algılamaya dayalı (irrasyonel) kişilikler (duyusal tip) ve sezgisel algılamaya dayalı (rasyonel) kişilikler (sezgisel tip).

Düşünce ve eylemlerimizi etkileyen 7 unsur

İnsanlar, düşünceleri, davranışları ve tepkileriyle karmaşık varlıklardır. Her insan, farklı bir kişilik yapısına ve yaşam deneyimlerine sahiptir. Ancak, kişilik tiplerinin ötesinde, insanların anlık düşünce, tepki ve tutumlarını belirleyen bazı unsurlar vardır. Bu unsurlar, insanların karar verme sürecini ve hareketlerini etkiler. Bu yazıda, insanların anlık düşünce, tepki ve tutumlarını belirleyen üç ana unsur ve dört yardımcı unsur ele alınacaktır.

Özgüven, güven ve kendine yetme, ilgi seviyesi üç ana unsurken, çaba, haklı çıkarma ve rasyonelleştirme, inanç ve değerler, ruh hali ise yardımcı unsurlardır. Her bir unsur, insanların tepki, yaklaşım ve düşüncelerini belirleyen temel bileşenlerdir. Bu yazıda, insanların düşünce ve davranışlarını anlamak ve anlamlandırmak için bu unsurların farkında olması gerekmektedir.. Bu farkındalık, insanlarla daha iyi iletişim kurmayı ve onları daha iyi anlamayı sağlayacaktır.

Stephen Hawking Kimdir?

Stephan Hawking 8 ocak 1942'de (Galileo'nun doğumundan tam 300 yıl sonra) Ingiltere Oxford'da doğdu.Ailesi kuzey Londra'da oturuyordu.Fakat II. dünya savaşı sırasında burası bebek dünyaya getirmek için çok emniyetli bir yer değildi. Bu yüzden Oxford'a taşındılar. Hawking sekiz yaşında iken, kuzey Londra'dan 20 mil uzaktaki St Albans gitti.Onbir yaşında St Albans okuluna kayıt oldu.

Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford üniversite' si kollejine devam etti.

İslam'da Erkeğin Eşine Karşı Görevleri

Yaradılış itibariyle erkek, kadına nisbeten aynı olmayıp, bazı özellikleri yönünden ondan üstündür. Onun için kadın, erkeğin idaresi altına verilmiş ve ona emanet olunmuştur. Erkek, ailesinin reisi ve mesûlüdür. Allahu Teala, bu konu ile alakalı Kur’an-ı Kerim‘de şöyle buyurmuştur :


Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini (erkekleri) kiminden (kadınlardan) üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar.

| Nisa Suresi / 34. Ayet Meali

Bir hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, erkeklerin aile reisliği hakkında şöyle bildirmiştir :


Erkek, ailede yöneticidir ve yönetiminden sorumludur. Kadın da kocasının evinde yöneticidir ve elinin altındakilerden sorumludur.

| Buhârî, Cum’a 11; Müslim, İmâret 20

Çocukların masala neden ihtiyacı var?

Masallar çocuklara, en sıkıntılı zamanlarda, karamsar bir haldeyken bile hiç olmayacak şeyleri başarabileceğini fısıldar. Çocukların içindeki kahramanı ortaya çıkarır. Hayal kurmak sadece eğlendirmez. Fantastik öğeler çocukların hayal dünyasını zenginleştirir ve onları hayata hazırlar.

Çocukların masala neden ihtiyacı vardır? Sebebi çok basit: Her halk çocuğuna masal anlatırken hayal kurmuş, onu eğlendirmiş, masala fantastik öğeler katarak hayal dünyasını zenginleştirmiş. Masalın sonunu mutlu bitirmiş. Çocuk hep sevinmek istiyor, masalcı onun bu ihtiyacını fark edince hem onun isteğini yerine getirmiş, hem de masalı detaylandırmış, ballandırmış, masala birçok işlev yüklemiş. Bir masalla bunu en iyi şekilde açıklayabiliriz.

Aile nedir? Ailenin işlevi nelerdir...

“Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan en küçük sosyal birim.” Daha ilkokul yıllarında öğretilir bu şekliyle ailenin tanımı bizlere. Hepimiz bu tanıma uyan ya da uymayan bir ailenin içine doğarız. Çoğumuzun günlük yaşamın koşturmacasında aklımıza gelmez aile tanımın içeriği, bizler için anlamı; ailemizin ve aile içinde bizlerin ne kadar değiştiği… “iyi” yada “kötü” deriz içine doğduğumuz ve sonradan kurduğumuz aileye. Nedir aslında ailemizin “iyi/sağlıklı” ya da “kötü/sağlıksız” olması? Aile, bireyler için hangi işlevleri görür ve sağlıklı ailelerin özellikleri nelerdir?

Besinlerdeki Kimyasal Maddeler ve Çocuklara Zararları

Kimyasalların ve besinlerdeki katkı maddelerinin çocuklarımızın sağlığını tehdit eden çeşitli zararları vardır. Bunlardan başlıcaları şunlardır:

- Özellikle alerjik bünyeli çocuklarda; anaflaksiye dahi yol açabilen çeşitli alerjik reaksiyonlara ve ürtikere sebep olabilirler. Astım ve alerjik bozukluğa yol açabilirler.

- Kansere yol açabilirler. Çocuklarımıza verdiğimiz her türlü katkı maddesi içeren yiyecek yavrularımızın kanser olması için ortam hazırlamaktadır. Ayrıca bebeklere yalancı meme verilmemeli, plastik biberon kullanılmamalı, daha sağlıklı olan cam biberon kullanmalıdır. Besinlerdeki kimyasal maddeler haricinde çocuklarımızı kansere yol açan radyoaktif faktörlerden de korumamız gerekmektedir. Bunların en önemlileri cep telefonu, televizyon ve bilgisayardır.

- DEHA; hiperaktivite ve dikkat eksikliğine yol açabilirler. İngiltere Gıda Standartları Ajansı’nın (FSA), rastgele seçilen 300 çocuk üzerinde yaptığı araştırma, çocukların katkı maddeleri içeren bir içeceği içtikten sonra ani hareketler yaptıklarını ve konsantrasyonlarını kaybettiklerini ortaya koymuştur. İngiltere Gıda Standartları Ajansı, hiperaktif çocukların durumunda daha az katkı maddesi kullanımı yoluyla bir iyileşme sağlanabileceğini bildirmiştir. Katkı maddelerinin sağlığa zararlı etkileri hakkında yapılan araştırmalar sonucunda; çocukları hiperaktif olan ailelerin özellikle “E” kodlu katkı maddeleri taşıyan gıdaların tüketimini kesmeleri tavsiye edilmektedir. Ayrıca DEHA için de çocuklarımızı cep telefonu, televizyon, bilgisayar vb. radyoaktif faktörlerden korumak gereklidir.

Gençlere Öğütlerim

Değerli Gençler!

Münafıklar neden mü'minmiş gibi davranıyorlardı? Onu açıklayalım:

Müslümanlarla harp etmeyi göze alamıyorlar ve cizye vermeye yanaşmıyorlardı. İman etmeye niyetleri olmadığından, inanmış gibi görünüp işin içinden sıyrılmak istiyorlardı. Müslümanlar, müşriklerle savaşa kalktığında onlar ortadan kaybolurlardı. Fesadı cihada tercih eden münafıklar, sıvışmayı savaştan üstün tutuyorlardı. İki kapılı in yapan tilki, avcıyı veya korktuğu bir hayvanı gördüğü zaman diğer kapıdan sıvışıp kaçarmış. Münafıkların mizacı da iki yüzlülüktür. Ne samimi bir imanla müminlerin safında yer alırlar, ne de kalplerinde gizledikleri küfrü açığa koyup gayri müslimlerin arasına katılırlar.

Hafızanın zayıflamasının sebebleri

İnsan hafızasının zayıflamasına sebep olan değişik etkenler vardır.

Hafıza uzmanları genel başlık altında bunları, beyinde yeterli malzemenin sağlanmaması, çalışma akışının bloke edilmesi, fazla televizyon seyretme, kontrolsüz hayaller kurma gibi şeylerden dolayı beyin kapasitesinin zayıflatılması ve sistemsiz düşünme alışkanlığı şeklinde ifade etmektedirler.

Allah böyle EŞ nasip etsin

Adam eşine sorar:
"Benden daha yakışıklı bir erkek var mı?
" Kadın önce susup sonra cevap verir:
"Bilmiyorum.
" Adam:
"Benden daha iyisi var mı ?
" Kadın, yine:
"Bilmiyorum.
" Adam:
"Benden daha nazik bir erkek var mı ?
" Kadın:
"Sana bilmiyorum dedim."
Adam:
"Nasıl bilmezsin?
" Kadın:
"Evet bilmiyorum, sen varken nasıl başka erkeklere bakarım ! "
"Allah dünya ve Cennette seni bana eş yazdığı halde nasıl başkasına bakayım..!

-Allah böyle EŞ nasip etsin(amin)

Ergenlikte yaşanan rahatsızlıklar kısırlık nedeni olabilir!

Ergenlik çağındaki çocuklarda görülebilecek “ergenlik gecikmesi, erken ergenlik, aşırı kıllanma, erkek çocuklarda meme büyümesi ve düzensiz adet kanamaları" gibi rahatsızlıkların ilerleyen yaşlarda kısırlığa neden olabileceği bildirildi.

Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, ergenlik çağındaki çocuklarda görülebilecek “ergenlik gecikmesi, erken ergenlik, aşırı kıllanma, erkek çocuklarda meme büyümesi ve düzensiz adet kanamalarıö gibi rahatsızlıkların ilerleyen yaşlarda kısırlığa neden olabileceğini bildirdi. Op. Dr. Özgün, bu konuda anne ve babaların dikkatli olması gerektiğini belirterek “Her çocuğun daha ergenlik çağında, üreme sağlığı konusunda anne babalarının yönlendirmesiyle uzman doktorlar tarafından takip edilmesi gerekiyorö dedi.

Bilgisayar kullananlar dikkat

Bilgisayar kullanmanın gözde kırılma kusurlarına yol açmadığını söyleyen Göz hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Bilge, computer vision sendroma vurgu yaptı, "Bu sendrom daha çok kuru göz bulguları ile uyumlu sorunlara sebep olur” dedi.

Bilgisayar kullanırken göz kırpma reflekslerinin azaldığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış durumda. Bu da özellikle günün ilerleyen saatlerinde gözlerde kızarıklık, sulanma, görmede bulanıklık ve yorgunluk hissine yol açabiliyor. Bilgisayar ekranına bakmanın gözleri bozmadığını söyleyen Göz hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Bilge, computer vision sendromun kuru göz sorunlarına neden olacağını belirtti.

Casus Suzy Liberman

Savaşın En kızgın anında gösterilen büyük başarılara rağmen kazanılamıyan zaferin perde arkası..

Çanakkalede destanlar yazan ordunun filistin'de uğradığı büyük ihanet.. Ve o ihanet ağını örülüşü..

Hepsinini bu kitapta okyacak ve hep beraber şahit olacağız. İki kısımdan oluşan kitabın ilk kısmı bir türk askerinin yaşadıkları. İkinci kısmında ise bir casusun günlüğü ve yaşamı yer almaktadır.

Bu eser, Genel Kurmay Başkanlığının tetkiki ile ordu subaylarının okumasının faydalı olacağı tesbit edilerek, 26 Mayıs 1935 tarih, 43782 sayılı tamim ile 40 000 nüshası alınarak Ordu'ya dağıtılmıştır.